Pazar , Şubat 15 2026

Sorun; Hak vermez Hükümet, İş Bilmez Sendikacılar

Yeni Sendikadan Toplu sözleşme son teklif değerlendirmesi

8.Dönem Toplu Sözleşme süreci; yetkili emek örgütlerinin yetersizliğine, hükümetin/kamu İşvereninin emek değeri bilmezliğine sahne olmaya devam ediyor.
Yetkili konfederasyon, toplu sözleşme masasına sunduğu manşet teklifleri, Hükümetin sunduğu tekliflerle reddettiğini görmemeyi ve ifade etmemeyi tercih etti.
Hükümet teklifleriyle; yetkili konfederasyon ve sendikaların tekliflerini reddetme oranında değişiklik yaptı ve yapmaya devam ediyor.
Şunu öncelikle ifade etmeli; Hükümet, “teklifi kabul etmeyen” konumunda iken, yetkili konfederasyon ve sendikalar “teklifini kabul ettiremeyen” konumlarını halen koruyorlar.

Yetkili konfederasyon hazırlık ve görüşme süreçlerinde olduğu gibi tepki ve eylem aşamasında da emek örgütlerine katkı ve katılım daveti yapmaktan ısrarla kaçındı.
Hal ve tavır bu iken Yeni Sendika olarak teşkilatlarımızla ve üyelerimizle bugün; emeğimizin değerinin bilinmesi ve alın terimizin hakkının teslim edilmesi için ülke genelinde iş bıraktık. Diğer birçok sendika ve konfederasyon da aynı bakış açısıyla iş bırakma kararı aldı ve uyguladı. Gün sonunda, Kamu İşveren Heyeti Başkanı hükümetin toplu pazarlık masasına üçüncü/son teklifini sunmak için yetkili konfederasyonu davet etti.
Sayın bakanın ifadesiyle Hükümet son teklifiyle; 2026 yılında; (%10+%6+1.000 TL Taban Aylığa zamdan) %11+%7+1.000TL Taban Aylığa zam şeklinde değişiklik yapılmış, 2027 yılına dair %4+%4 şeklinde bırakılmıştır.

Görünen ve anlaşılması gereken;

✓ Hükümetin kamu görevlilerinin emeğine değer vermeye de alın terinin karşılığını vermeye de niyetinin olmadığı,
✓ Yetkili konfederasyonun da kendi teklifine imza attırma iradesine sahip olmak yerine “ Hükümetin teklifine imza atmadık” ifadesine sığınmak niyetinde olduğu
✓ 8. Dönem Toplu Sözleşmede de 7. Dönem Toplu Sözleşmeye benzer biçimde “ Genel Toplu Sözleşmeye İmza Atmama” ve “Hizmet Kolu Toplu Sözleşmesini İmzalayıp Sahada Pazarlama” taktiğinin işletileceği,

✓ 8.Dönem Toplu Sözleşmenin de 7.Dönem toplu sözleşme gibi kamu görevlilerinin maaş, gelir, moral ve motivasyon kayıplarına dayanak olacağı
✓ Diğer hizmet kollarıyla birlikte Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu’nda da geçmiş dönem toplu sözleşmesinde küçük değişiklik ve düzenlemelerle yetinileceği,
✓ Sadece teklifi almakla ve duymakla yetinen pazarlık yapmak yerine açıklama yapmayı tercih eden bir anlayışla toplu sözleşme hakkının kullanılamayacağı ve toplu sözleşme metnini oluşturulamayacağı,

✓ Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na güvenmenin imkansız, başvurmanın gereksiz, Kurulun adil karar vermesini ummanın anlamsız olduğunu söylemek yerine bu olumsuzlukları değiştirecek anlamlı tek bir çabanın sergilenmediği hususlarıdır.

Hükümet, kamu görevlilerine haksızlık etmekten, yoksulluk sınırına mahkum etmekten, geçim sıkıntısına düşürmekten, hem görevde hem emeklilikte düşük maaş vermekten, mali ve sosyal haklarını insan onuruna ve insanca yaşamaya uygun hale getirmemekten artık vazgeçmelidir.
Türkiye büyürken, memurların maaşları, gelirleri küçülmemeli, sorunları, mağduriyetleri ve mahrumiyetleri büyümemelidir. Krizlerden payını fazlasıyla alan fakat refahtan pay verilmeyen kamu görevlisi kitlesinin, sabrı taşmıştır.

8.Dönem Toplu Sözleşme; yetkili sıfatına sahip olanların acziyetine, gaflet ve delaletine rağmen kamu görevlilerinin, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının beklentilerini karşılayan, hakkını teslim eden, mali ve sosyal hakları ile çalışma şartlarını iyileştiren hükümler içerecek “genel toplu sözleşme” ve “hizmet kolu toplu sözleşmesi” ile taçlandırılabilir.

Emeğin değerini bilmek, kamu görevlisi ve emeklilerinin hakkını vermek, insanca yaşam için gereken maaş, mali ve sosyal haklar seviyesini hayata geçirmek için mevcuttaki “yetkili” sıfatına sahip örgütlerin “görevi başarmasını ve işi becermesini beklemek” hatasına düşmemeli.

Kamu görevlilerinin, sağlık emekçilerinin, sosyal hizmet çalışanlarının haklarını, hukuklarını, maaşlarını, ilave mali ve sosyal haklarını, çalışma şartları ile özlük haklarını “Yeni, Büyük, Güçlü Türkiye” iradesiyle ve “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla uyumlu hale getirmek Hükümetin öncelikli, mutlak ve yok sayılamaz sorumluluğudur.
8.Dönem Toplu Sözleşme masasına Hükümet tarafından sunulan hiçbir teklif; Türkiye’nin gücünü, ekonomimizin büyüklüğünü, yirmi yılı aşan değişim ve dönüşümü yansıtan ve yaşatan nitelikte olduğunu hiç kimse iddia edemez.

Kamu görevlileri, sağlık ve sosyal hizmet emekçileri, haklarını istiyorlar, hak ettikleri maaş rakamlarını ve diğer hakları içeren toplu sözleşme metinlerinin yürürlüğe konulmasını bekliyorlar.

Karşılanan her beklenti takdir, karşılanmayan her beklenti tepki üretir.

Takdir etmekten de tepki vermekten kaçınmayacağız..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir